Bir fabrikada 'kaç makineniz var' sorusuna genellikle üç farklı cevap alınır. Muhasebedeki sabit kıymet listesinde bir sayı vardır, bakım ekibinin defterinde başka bir sayı; sahayı gezdiğinizde ise hiçbir listede görünmeyen bir kompresör, iki forklift ve bir jeneratör bulunur. Makinenin seri numarası etiketinde durur ama kayıtların hiçbirinde yoktur; garanti belgesi bir klasördedir ve hangi klasörde olduğunu tek bir kişi bilir. Bu tabloda ekipmanın bugün nerede olduğu, ne zaman alındığı, kaç kez arızalandığı ve üzerine bugüne kadar ne kadar para harcandığı sorularının hiçbirine hızlı ve güvenilir bir cevap verilemez. Cevap verilebilmesi için önce birinin sahayı baştan gezmesi gerekir.
Bunun bedeli genellikle tek bir büyük kalemle değil, küçük ve dağınık ödemelerle çıkar. Garantisi devam eden bir ekipmanın arızası cebe ödenir, çünkü garanti bitiş tarihini kimse takip etmemektedir. Aynı yedek parça iki farklı bölümde ayrı ayrı stoklanır ve ihtiyaç anında ikisi de eksik çıkar. Periyodik kontrolü zorunlu olan bir vinç veya basınçlı kap denetimde gündeme geldiğinde belge aranmaya başlanır. En pahalı sonuç ise yenileme kararlarıdır: bir makinenin değiştirilip değiştirilmeyeceği, üzerine yıllar içinde ne harcandığı bilinmediği için deneyime ve tahmine dayanılarak verilir. Oysa bu karar çoğu tesiste yılın en büyük harcama kalemidir.
Varlık yönetimi (EAM), makine, tesis, araç ve ekipmanı satın alındığı andan elden çıkarıldığı ana kadar tek kayıt üzerinde tutar. Varlıklar tesis, hat, makine ve alt ekipman olarak bir ağaç halinde tanımlanır; her birinin tekil bir kimliği, sahada okunabilen bir etiketi, teknik dosyası, garanti bilgisi ve kritiklik derecesi olur. Üzerine yapılan her bakım, kullanılan her yedek parça, yaşanan her duruş ve ödenen her fatura bu kayda birikir. Böylece ekipmanın toplam sahip olma maliyeti zaman içinde kendiliğinden ortaya çıkar; yenileme, yedekleme veya elden çıkarma kararı ilk kez veriyle desteklenebilir hale gelir ve tartışma tahmin üzerinden yürümekten çıkar.
Bu sayfanın konusu bakım işinin kendisi değildir. Bakım emrinin açılması, işin takibi ve makinenin durumundan hareketle arıza öncesi uyarı üretilmesi bakım yönetimi ile kestirimci bakım tarafına aittir; varlık yönetimi ise o işlerin biriktiği varlığın tüm ömrünü yönetir. İkisi aynı veritabanında yaşayabilir ama farklı soruları yanıtlar ve kapsamları ayrı planlanır. Dürüst olmak gerekirse işin en zor kısmı da yazılım değildir: ilk envanterin sahada çıkarılması, etiketlenmesi ve mevcut kayıtlarla eşleştirilmesi zaman alan, insan gücü isteyen bir saha çalışmasıdır. Bu adımı olduğundan kısa göstermek yerine kademeli planlarız; kritik ekipmanlardan başlanır, tüm park bir seferde sayılmaya çalışılmaz.