Çoğu işletmede bilgisayar, dizüstü, telefon, tablet, yazıcı, sunucu ve ağ cihazlarının listesi bir Excel dosyasındadır ve o dosyanın en son ne zaman doğru olduğunu kimse bilmez. Yeni cihaz alınır, birine verilir, sonra o kişi departman değiştirir ve cihaz onunla birlikte gider. Bir personel işten ayrıldığında hangi cihazların iade edilmesi gerektiği çoğu zaman hafızadan sorulur. Yıl sonunda sayım yapılmak istendiğinde ortaya iki liste çıkar: muhasebenin demirbaş listesi ve bilgi işlemin kendi listesi. İkisi tutmaz. Aradaki fark genellikle kaybolmuş cihaz değildir; kaydı tutulmamış transferlerdir. Sorun cihazın kendisinden çok, cihazın kime, ne zaman ve hangi durumda verildiğinin hiçbir yerde yazmamasıdır.
İkinci ve çoğu zaman daha pahalı katman lisanslardır. İşletim sistemi, ofis paketi, tasarım programı, CAD, antivirüs, ERP kullanıcı hakkı ve giderek artan sayıda aylık abonelik. Bunların bir kısmı yıllık faturayla, bir kısmı bir yöneticinin kartından otomatik yenilenerek ödenir. Kaç lisans satın alındığı ile kaç kişinin fiilen kullandığı arasındaki fark ölçülmediği için zarar iki yönlü oluşur: kullanılmayan koltuklara para ödenir, buna karşılık bazı programlar satın alınandan fazla makinede çalışır. İkincisi yalnızca maliyet değil, üretici denetimi geldiğinde ciddi bir uyum sorunudur. Yenileme tarihleri de aynı dağınıklığın parçasıdır; sözleşme çoğu zaman yenilendiği gün fark edilir.
BT varlık yönetimi (ITAM), bu iki katmanı tek bir kayıt düzeninde toplar. Donanım tarafı, yani HAM (donanım varlık yönetimi), cihazın satın alma tarihinden zimmetine, garantisinden bakım geçmişine ve nihayet kullanım dışı bırakılıp güvenli biçimde imha edilmesine kadar izlenir. Yazılım tarafı, yani SAM (yazılım varlık yönetimi), satın alınan hak ile fiilen kurulu olan arasındaki farkı görünür kılar; lisans tipleri, kullanıcı sayıları, sözleşme koşulları ve yenileme tarihleri bir takvime bağlanır. Amaç güzel bir envanter listesi üretmek değildir; her varlığın şu anda kimde olduğu, ne zaman biteceği ve kimin onayıyla verildiği sorularının aynı yerden cevaplanmasıdır.
Bunu dürüst kurmanın şartı sınırları baştan söylemektir. Otomatik keşif, yani cihaza kurulan bir ajan ya da ağ taraması, envanterin büyük kısmını kendiliğinden toplar; ancak ağa hiç bağlanmayan cihazlar, üretim sahasındaki operatör panelleri ve şirket dışında kullanılan ekipman için elle kayıt gerekir. Sistem, kimsenin girmediği bir bilgiyi üretemez: zimmet onayı alınmıyorsa yazılım bunu telafi etmez. Lisans uyumu konusunda da hukuki bir güvence vermiyoruz; kurduğumuz şey satın alınan hak ile kullanımı karşılaştıran bir tablodur, sözleşme yorumu sizin hukuk ve satın alma tarafınızda kalır. Buna karşılık yalnızca doğru bir zimmet düzeni ve yenileme takvimi bile çoğu kurumda ilk yılda karşılığını verir.