Pan Innovation House Pan Innovation House
Rehber: Teslim Sonrası ve Sürdürülebilirlik

Yazılım bakım, destek ve kapasite aboneliği: projeden sonrasının rehberi

Yazılım projelerinin çoğu, canlıya geçiş gününe kadar dikkatle planlanır; o günden sonrası ise "gerekirse ararız" cümlesine bırakılır. Oysa bir sistemin gerçek maliyeti de, gerçek riski de teslimden sonra ortaya çıkar. Bu rehber, teslim sonrasını düzenleyen üç farklı sözleşme modelini, aralarındaki farkları ve imza atmadan önce sorulması gereken soruları sade bir dille anlatır. Amaç size bir paket sattırmak değil; hangi modelin sizin işletmenize uygun olduğunu, neyin taahhüt edilebileceğini ve neyin edilemeyeceğini açıkça göstermektir.

3 modelTeslim sonrası için üç ayrı sözleşme yapısı
2 kavramYanıt süresi taahhüt edilir, çözüm süresi hedeflenir
10 soruBakım sözleşmesi imzalamadan önce sorulacak
Önce çerçeve

Proje biter, sistem başlar

Bir yazılım projesinin sözleşmesi teslimle biter; sistemin ömrü teslimle başlar. Canlıya geçtiği gün doğru çalışan bir uygulama, hiçbir şeye dokunulmasa bile zamanla bozulur. Çünkü çevresi durmaz: işletim sistemleri ve tarayıcılar sürüm atlar, kullanılan kütüphanelerde güvenlik açıkları duyurulur, entegre olduğunuz ERP yeni bir sürüme geçer, e-fatura veya kargo sağlayıcısı arayüzünü değiştirir, mevzuat yeni bir alan zorunlu kılar. Yazılım aynı kalır, dünyası değişir.

Buna bir de işin kendisinin değişmesi eklenir. Yeni bir hat kurulur, yeni bir müşteri farklı bir rapor ister, fiyat kuralı değişir, bir departman yeniden yapılanır. Üretim yapan bir işletmede bir yıl içinde hiçbir sürecin değişmemesi beklenen bir durum değildir. Dolayısıyla teslim sonrası düzenlemesi olmayan bir yazılım, ya kullanılmaz hale gelir ya da her ihtiyaçta sıfırdan pazarlık gerektiren bir yük olur.

Teslim sonrasını düzenlemenin üç yolu vardır ve bu üçü birbirinin alternatifi değil, birbirinden farklı işleri çözen yapılardır: sistemi ayakta tutmayı hedefleyen yıllık bakım ve destek sözleşmesi, sistemi geliştirmeye devam etmek için ayrılan aylık mühendislik kapasitesi aboneliği ve hiçbir sözleşme kurmadan iş bazlı ilerleyen talep bazlı çalışma. Bu rehberin geri kalanı bu üçünün farkını, ne taahhüt ettiklerini ve kime uygun olduklarını açar.

Fiyat tarafında da baştan bir çerçeve verelim. Piyasa söyleminde yıllık bakım ve destek bedeli, projenin bir kerelik yatırım tutarının yaklaşık yüzde 15-25'i bandında telaffuz edilir; kapsamı geniş, çok entegrasyonlu ve yüksek erişilebilirlik beklenen sözleşmelerde bu bandın üzeri de konuşulur. Bu bir piyasa söylemidir, bizim fiyat listemiz değildir; gerçek bedel kapsam, destek düzeyi ve sistemin karmaşıklığı netleştikten sonra hesaplanır. Maliyet kalemlerinin tamamı için özel yazılım fiyatları rehberimize bakabilirsiniz.

Üç model

Teslim sonrasını düzenleyen üç sözleşme yapısı ve bunların birleşimi

İsimleri birbirine benzediği için sık karıştırılır; oysa üçü farklı sözler verir. Birinin verdiği sözü diğerinden beklemek, teslim sonrasında sık yaşanan anlaşmazlıkların tipik kaynağıdır.

Yıllık bakım ve destek sözleşmesi (reaktif)

Amacı sistemi ayakta tutmaktır: hata çıktığında müdahale, güvenlik güncellemeleri, kullanılan bileşenlerin ve entegre sistemlerin sürüm uyumunun korunması, mevzuat değişikliklerine uyum, yedeklemenin ve geri dönüşün düzenli kontrolü. Piyasada bu sözleşmeler genellikle temel, standart ve öncelikli hat gibi adlarla kademelere ayrılır; kademeler arasındaki fark esas olarak destek kanalı, kapsanan çalışma saatleri ve arıza sırasındaki öncelik seviyesidir. Klasik bakım sözleşmelerinde yeni özellik geliştirme çoğunlukla kapsam dışıdır; bazı sözleşmelerde ise sınırlı bir küçük geliştirme hakkı kapsama dahil edilir. Belirleyici olan sözleşmenin kendisidir: küçük geliştirmenin kapsama dahil olup olmadığı, dahilse aylık sınırının ne olduğu yazılı olmalıdır.

Aylık mühendislik kapasitesi aboneliği (proaktif)

Bu bir kapsam sözleşmesi değil, kapasite sözleşmesidir. Ne yapılacağı baştan listelenmez; her ay sabit bir mühendislik süresi ayrılır ve o sürenin nereye harcanacağına işletme karar verir. Yeni rapor, ek ekran, süreç değişikliği, entegrasyon bakımı, performans iyileştirmesi veya teknik borç temizliği aynı havuzdan karşılanır. Kullanılmayan sürenin devredilip devredilmediği, devir tavanı, aşım tarifesi ve aylık raporlama biçimi sözleşmede tek tek tanımlanır.

Talep bazlı çalışma (sözleşmesiz)

Sözleşme kurulmaz; her ihtiyaç ayrı bir iş olarak fiyatlanır ve saat ücretiyle çalışılır. İlk bakışta en esnek seçenektir; ancak birim ücreti genellikle daha yüksek olur ve iş, planlı takvimin boşluklarına yerleştiği için beklemeye açıktır. Bunun nedeni bir yaptırım değil, planlamadır: sözleşmeli işler takvimde önceden yer tutar, sözleşmesiz talepler ise ancak takvimde yer açıldığında sıraya girer. Ayrıca her talepte sistemin bağlamı yeniden kurulur ve bu süre de işin maliyetine yazılır. Yılda birkaç kez küçük bir talebi olan işletmeler için makul, üretim sürekliliği kritik olanlar için risklidir.

İkisini birlikte kullanmak

Her ay düzenli talebi olan ve aynı zamanda duruş riski taşıyan işletmelerde bakım sözleşmesi ile küçük bir aylık kapasite birlikte kurulabilir: bakım sistemin ayakta kalmasını, kapasite ise gelişmeye devam etmesini karşılar. Talep akışı seyrekse tek başına bakım yeterlidir. İkisi birlikte alınıyorsa iki bütçenin sınırının net tutulması önemlidir; bir arıza giderme işinin kapasite saatinden düşülmesi ya da yeni bir geliştirmenin bakım kapsamındaymış gibi işlenmesi, ay sonunda iki tarafın da rakamlara güvenini bozar.

Karşılaştırma

Üç modelin yan yana karşılaştırması

Aşağıdaki tablo, üç modelin aynı ölçütler üzerinden farkını gösterir. Teklif alırken satıcıdan bu satırların her birini kendi sözleşme metniyle doldurmasını isteyin; sözlü açıklama değil, yazılı karşılık aranmalıdır.

ÖlçütYıllık bakım ve destekAylık kapasite aboneliğiTalep bazlı (sözleşmesiz)
Sözleşmenin özüSistem ayakta kalsın; arıza çıkarsa müdahale edilsinHer ay tanımlı mühendislik kapasitesi ayrılsınSözleşme yok; her iş ayrı fiyatlanır
YaklaşımReaktif: olay gerçekleştiğinde devreye girerProaktif: planlı iyileştirme ve geliştirme yürütülürTepkisel: yalnızca talep geldiğinde
Yanıt ve müdahaleSözleşmede saat cinsinden taahhüt edilirDestek düzeyine ek olarak aylık iş takvimi üzerinden planlanırTaahhüt yok; ekibin o anki müsaitliğine bağlı
ÖnceliklendirmeSözleşmede tanımlı destek düzeyine göre belirlenirAyın saatleri içinde önceliği işletme belirlerTakvimde yer açıldıkça planlanır; önceden yer tutulmaz
Yeni geliştirmeGenellikle kapsam dışı; sınırlı küçük geliştirme hakkı tanımlanabilir, sözleşmede yazılı olmalıKapsamın kendisi budurHer talepte yeniden fiyatlanır ve yeniden planlanır
Fiyat öngörülebilirliğiYüksek: yıllık sabit bedel, bütçeye önceden girerYüksek: aylık sabit bedel, aşım tarifesi önceden bilinirDüşük: harcama önceden kestirilemez, birim ücret genellikle daha yüksektir
RaporlamaArıza kaydı, müdahale ve çözüm kaydıAylık kapasite raporu: hangi işe ne kadar süre harcandığıTalep bazlı çıktı; bütünlüklü bir görünüm oluşmaz
Bilgi sürekliliğiEkip sistemi tanır, kayıt geçmişi birikirEkip sistemin içinde kalır, bağlam kaybolmazHer talepte bağlam yeniden kurulur, süre buna da harcanır
Kime uygunSüreçleri oturmuş, değişim hızı düşük, sürekliliği kritik işletmelerSistemi gelişmeye devam eden, her ay düzenli talebi olan işletmelerYılda birkaç kez küçük talebi olan, duruş riski düşük yapılar
En kritik ayrım

Yanıt süresi mi, çözüm süresi mi taahhüt ediliyor

Bakım sözleşmelerinde en sık karşılaşılan kavram karışıklığı şudur: müşteri çözüm süresi taahhüt edildiğini sanır, sözleşme ise yanıt süresi taahhüt etmiştir. İkisi farklı şeylerdir ve bu farkı bilmemek, arıza anında iki tarafı da haklı hissettiren bir tartışmaya dönüşür.

Yanıt süresi, bildirimin ulaşmasından sonra konunun kayda alınıp ilgili mühendisin fiilen işe başlamasına kadar geçen süredir. Ölçülebilir, kontrol edilebilir ve bu nedenle dürüstçe taahhüt edilebilir. Sözleşmede saat cinsinden yazılması, kanalın (telefon, e-posta, kayıt sistemi) ve kapsanan çalışma saatlerinin belirtilmesi gerekir.

Çözüm süresi ise sorunun kalıcı olarak giderilmesine kadar geçen süredir ve tek bir tarafın kontrolünde değildir. Arıza mevcut yazılımın kendi kodundaysa öngörülebilir; ancak kaynağı ERP tedarikçisinin bir sürüm değişikliğiyse, e-fatura entegratörünün servisiyse, ağ altyapısı veya donanımsa ya da bozulmuş bir veri kümesiyse, çözümün ne zaman biteceğini baştan taahhüt etmek teknik olarak mümkün değildir. Kesin çözüm süresi taahhüt eden sözleşmelerde bu taahhüdün genellikle istisna maddeleriyle sınırlandığını görmek gerekir; sözleşmeyi okurken taahhüt cümlesiyle istisna listesini birlikte değerlendirin.

Dürüst bir sözleşme bu noktada üç şeyi ayrı ayrı yazar: yanıt süresini saat cinsinden taahhüt eder; çözüm için hedef süre ile birlikte geçici çözüm ve düzenli bilgilendirme aralığı taahhüt eder; kontrolü dışındaki bağımlılıkları açıkça listeler. Böylece arıza anında tartışılacak bir şey kalmaz.

Bununla bağlantılı ikinci ayrıntı, arıza sınıflandırmasıdır. Kritik, yüksek ve normal ayrımının tanımı sözleşmede yazılı olmalı ve bir arızanın hangi sınıfa girdiğine kimin karar verdiği belirtilmelidir. Üretimin tamamen durduğu bir durumla tek bir raporun yanlış toplaması aynı sınıfa girmemelidir; ama bu ayrımı arıza anında tedarikçinin tek başına yapması da beklenmemelidir.

Nasıl işler

Kapasite aboneliğinin çalışma biçimi

Kapasite aboneliğini anlamanın en kolay yolu, onu bir kapsam sözleşmesi olarak düşünmeyi bırakmaktır. Klasik proje sözleşmesinde ne yapılacağı baştan yazılır ve bedel buna bağlanır. Kapasite sözleşmesinde ise bedel, ayrılan mühendislik süresine bağlanır; o sürenin hangi işe harcanacağına ay içinde işletme karar verir.

Bu yapının işleyebilmesi için sözleşmede dört konunun net olması gerekir. Birincisi devir kuralıdır: kullanılmayan sürenin bir sonraki aya aktarılıp aktarılmadığı, aktarılıyorsa tavanının ne olduğu ve ne kadar süreyle geçerli kaldığı. İkincisi aşım tarifesidir: aylık kapasite dolduktan sonra gelen işlerin hangi birim ücretle çalışılacağı ve aşımın önceden onaya bağlı olup olmadığı. Üçüncüsü önceliklendirme yöntemidir: talep listesinin nasıl tutulduğu ve ay başında hangi işlerin sıraya alınacağına nasıl karar verildiği. Dördüncüsü raporlamadır: ay sonunda hangi işe ne kadar süre harcandığını gösteren, denetlenebilir bir dökümün verilip verilmeyeceği.

Kapasite aboneliğinin güçlü yanı, küçük ama sürekli ihtiyaçların her seferinde teklif sürecine takılmadan çözülebilmesidir. Bir raporun kolonunu değiştirmek, bir onay akışına adım eklemek veya bir entegrasyonun değişen alanını güncellemek, ayrı ayrı fiyatlandığında hem bekler hem de yönetim yükü üretir. Aynı işler tanımlı bir kapasitenin içinde yapıldığında planlanabilir hale gelir.

Aynı yapının sınırını da açıkça söylemek gerekir. Kapasite aboneliği büyük tek seferlik işler için doğru araç değildir. Yeni bir modülün sıfırdan geliştirilmesi, kapsamlı bir veri göçü ya da bir sistemin baştan yazılması, aylık kapasitenin içine sıkıştırıldığında ne bütçesi ne takvimi sağlıklı yönetilebilir. Bu tür işler ayrı bir proje sözleşmesiyle ele alınmalı, kapasite ise projenin dışında kalan sürekli akışa ayrılmalıdır.

İmzadan önce

Bakım sözleşmesi imzalamadan önce sorulacak 10 soru

Aşağıdaki soruların hepsinin yazılı bir karşılığı olmalıdır. Sözlü güvence, arıza anında hiçbir işe yaramaz. Bu listeyi teklif değerlendirme toplantısına götürüp maddeleri tek tek işaretlemenizi öneririz.

  • Yanıt süresi mi, çözüm süresi mi taahhüt ediliyor? Her ikisi de veriliyorsa hangi arıza sınıfı için hangi hedef geçerli ve bu süreler sözleşmede saat cinsinden yazılı mı?
  • Garanti süresi ne kadar ve neyi kapsıyor? Garanti döneminde giderilen hatalarla bakım kapsamındaki hatalar arasındaki sınır yazılı mı, garanti ne zaman bitip ücretli bakım ne zaman başlıyor?
  • Yedeklerin geri dönüş provası yapılıyor mu? Yedek alındığını görmek yeterli değildir; alınan yedekten sistemin gerçekten ayağa kaldırılabildiği belirli aralıklarla denenip kayda geçiriliyor mu?
  • Mesai dışı, hafta sonu ve resmi tatiller kapsam içinde mi, kapsam dışı mı? Kapsam dışıysa acil bir durumda çağrı nasıl açılır ve nasıl ücretlendirilir?
  • Sürüm yükseltmeleri dahil mi? İşletim sistemi, veritabanı, kütüphane ve entegre edilen sistemlerin sürüm değişikliklerinden doğan uyum çalışması bakım kapsamında mı, ayrı iş mi sayılıyor?
  • Küçük geliştirme kapsama dahil mi? Yeni rapor, ek alan veya küçük ekran değişikliği bakım bedelinin içinde mi; dahilse aylık sınırı, değilse birim ücreti sözleşmede yazılı mı?
  • Kaynak koda erişimim var mı ve sözleşme sona ererse devir nasıl işliyor? Kod hangi depoda duruyor, erişim yetkisi bende mi, teslim edilecek belgeler, çalışır kurulum ortamı ve devir süresi sözleşmede tanımlı mı?
  • Kapsam dışı işler nasıl fiyatlanıyor? Birim ücret, tahmin verme yöntemi ve onay süreci baştan yazılı mı, yoksa her talepte yeniden mi pazarlık ediliyor?
  • Arıza kaydı nerede tutuluyor? Bildirimlerin, müdahalelerin ve çözümlerin izlenebildiği bir kayıt sistemi var mı; bu kayıtlara sizin de erişiminiz oluyor mu?
  • Üçüncü taraf bağımlılıkları kimin sorumluluğunda ve bakımı yürüten ekipte kaç kişi bu sistemi tanıyor? ERP tedarikçisi, e-fatura entegratörü veya barındırma sağlayıcısı kaynaklı arızalarda koordinasyonu kim yürütüyor; tek kişiye bağlı bir destek, sözleşme imzalanmış olsa bile anahtar kişi riskini ortadan kaldırmaz.
Pan yaklaşımı

Pan Innovation House teslim sonrasını nasıl kurguluyor

Bizim için bakım sözleşmesi, müşteriyi tutmanın aracı değil, sistemin yaşamasının aracıdır. Bu nedenle geliştirdiğimiz her sistemde kaynak kodun tamamı müşteride kalır. Sözleşme sürerken de, sona erdiğinde de kod sizindir; bizimle devam etmek bir zorunluluk değil, tercih olmalıdır. Bir sistemin sürdürülebilmesi için tedarikçisine mahkûm olması gerektiği fikrini kabul etmiyoruz.

Mevcut ERP'nize dokunmadan çalışma ilkemiz teslim sonrasında da geçerlidir. Logo, Mikro, Netsis, Canias veya SAP kurulu bir işletmede yazdığımız katman, ERP'nin yanında çalışır; onun tablolarını değiştirmez, kendi kurgusunu bozmaz. Amacımız, ERP tedarikçinizin destek kapsamıyla bizim çalışmamızın çakışmamasıdır; ERP'nin kendi tabloları ve kurgusu değişmediği için müdahale sınırları ayrı kalır. Yine de nihai belirleyici, ERP sözleşmenizin kendi şartlarıdır; devreye almadan önce bu maddeyi birlikte kontrol ederiz. Netsis kullanan bir işletmede, ERP'ye hiç dokunmadan yanında çalışan bir katman üzerinde çalıştık.

Neyi bilmediğimizi de yazarız. İncelediğimiz bir kurumsal uygulamanın tersine mühendisliğinde günlük hesaplama katmanını tamamen çözdük; aynı sistemin aylık katmanın dayandığı altı veritabanı nesnesi (beş fonksiyon ve bir saklı yordam)nun gövdesine ise ulaşamadık ve bunu kapatılmış gibi göstermek yerine raporda eksik olarak işaretledik. Başka bir sistemde ise kaynağı bulunamayan veritabanı nesnelerini yeniden kurduk ve çıkan sonucu, sözleşme ile gövde ayrımını koruyarak bağımsız bir denetimden geçirdik. Bakım ilişkisinde de aynı ilke geçerlidir: doğrulanmamış bilgiyi doğrulanmış gibi sunmayız.

Devir dosyası standardımız teslim sonrasının güvencesidir. Kurulum adımları, bağımlılıklar, yapılandırma, bilinen riskler ve çalışır bir derleme ortamı yazılı hale getirilir. Amaç, bizden başka bir ekibin de bu sistemi sürdürebilmesidir; bu belge olmadan bir bakım sözleşmesi, gizli bir bağımlılık sözleşmesine dönüşür.

Fiyat konusunda ise bu sayfada rakam vermiyoruz. Sistemin karmaşıklığı, entegrasyon sayısı, beklenen erişilebilirlik ve arıza durumunda işin durma maliyeti bilinmeden verilen bir bakım rakamı, ya gereğinden yüksek ya da tutulamayacak kadar düşüktür. Kısa bir değerlendirme sonrasında hangi modelin size uygun olduğunu, kapsamın neyi içerip neyi dışarıda bırakacağını ve hangi kalemlerin ayrıca fiyatlanacağını yazılı olarak paylaşırız.

Sıkça sorulan sorular

Merak edilenler

Yazılım bakım sözleşmesi tam olarak neleri kapsar?

Klasik bir yıllık bakım ve destek sözleşmesi, mevcut sistemin çalışır durumda kalmasını hedefler: hata bildirimlerine müdahale, güvenlik güncellemeleri, kullanılan bileşenlerin ve entegre sistemlerin sürüm uyumunun korunması, mevzuat değişikliklerine uyum ve yedekleme ile geri dönüş süreçlerinin düzenli kontrolü. Yeni özellik geliştirme çoğunlukla kapsam dışıdır; bazı sözleşmelerde ise sınırlı bir küçük geliştirme hakkı kapsama dahil edilir. Belirleyici olan sözleşme metnidir: küçük geliştirmenin dahil olup olmadığı, dahilse aylık sınırının ne olduğu yazılı olmalıdır. Teklif değerlendirirken kapsamın neyi içerdiğinden çok, neyi dışarıda bıraktığını okumak daha bilgilendiricidir.

Yanıt süresi ile çözüm süresi arasındaki fark nedir?

Yanıt süresi, bildiriminizin ulaşmasından sonra konunun kayda alınıp ilgili mühendisin fiilen işe başlamasına kadar geçen süredir; ölçülebilir olduğu için saat cinsinden taahhüt edilebilir. Çözüm süresi ise sorunun kalıcı olarak giderilmesine kadar geçen süredir ve her zaman tek bir tarafın kontrolünde değildir. Arızanın kaynağı ERP tedarikçisinin bir sürüm değişikliği, entegratör servisi, ağ altyapısı veya donanımsa, kesin bir çözüm süresi vermek teknik olarak mümkün olmaz. Dürüst sözleşme yanıt süresini taahhüt eder, çözüm için hedef süreyle birlikte geçici çözüm ve düzenli bilgilendirme aralığı tanımlar.

Bakım bedeli neye göre belirlenir?

Bedeli belirleyen unsurlar sistemin karmaşıklığı, entegrasyon sayısı, kapsanan çalışma saatleri, taahhüt edilen yanıt süresi ve arıza durumunda işin durma maliyetidir. Bu değişkenler netleşmeden verilen rakam ya gereğinden yüksek olur ya da uygulamada tutulamaz. Piyasada telaffuz edilen bantlar, toplam sahip olma maliyetinin diğer kalemleriyle birlikte özel yazılım fiyatları rehberimizde ayrıntılı olarak anlatılıyor; bakım kalemini bütçelerken o sayfayı esas almanızı öneririz.

Bakım sözleşmesi ile kapasite aboneliği arasındaki fark nedir?

Bakım sözleşmesi reaktiftir ve mevcut davranışın korunmasını konu alır: bir şey bozulduğunda devreye girer. Kapasite aboneliği ise proaktiftir ve sistemin gelişmeye devam etmesini konu alır: her ay sabit bir mühendislik süresi ayrılır, o sürenin nereye harcanacağına işletme karar verir. Birincisi bir kapsam sözleşmesi, ikincisi bir kapasite sözleşmesidir. Süreçleri oturmuş ve değişim hızı düşük bir işletmede yalnızca bakım yeterli olabilir; her ay düzenli talebi olan ve aynı zamanda duruş riski taşıyan bir işletmede ikisinin birlikte kurulması değerlendirilebilir.

Kapasite aboneliğinde kullanmadığım saatler yanar mı?

Bu tamamen sözleşmenin nasıl yazıldığına bağlıdır ve imzadan önce netleştirilmesi gereken bir maddedir. Uygulamada üç yaklaşım görülür: kullanılmayan sürenin hiç devretmemesi, belirli bir tavana kadar bir sonraki aya devretmesi veya sınırlı bir süreyle geçerli olacak şekilde birikmesi. Aynı maddede aşım tarifesinin de yazılı olması gerekir; yani aylık kapasite dolduktan sonra gelen işlerin hangi birim ücretle çalışılacağı ve aşımın önceden onaya bağlı olup olmadığı. Bu iki kural yazılı değilse, ay sonunda tartışma çıkması kaçınılmazdır.

Hiç sözleşme yapmasam, sadece ihtiyaç oldukça çağırsam olmaz mı?

Olur, ancak sonuçlarını bilerek tercih edilmesi gerekir. Talep bazlı çalışma ilk bakışta en esnek seçenektir; buna karşılık birim ücreti genellikle daha yüksek olur ve iş, planlı takvimin boşluklarına yerleştiği için beklemeye açıktır. Bunun nedeni bir yaptırım değil, planlamadır: sözleşmeli işler takvimde önceden yer tutar. Ayrıca her talepte sistemin bağlamı yeniden kurulur ve bu süre de işin maliyetine yazılır. Yılda birkaç kez küçük bir talebi olan ve duruş riski düşük bir yapı için makul bir tercihtir; üretim sürekliliği kritik olan bir fabrika için risklidir.

Sözleşme sona ererse sistemim, verilerim ve kaynak kodum ne olur?

Geliştirdiğimiz sistemlerde kaynak kodun tamamı en baştan müşteride kalır; sözleşmenin bitmesi bu durumu değiştirmez. Ayrıca devir dosyası standardımız gereği kurulum adımları, bağımlılıklar, yapılandırma, bilinen riskler ve çalışır bir derleme ortamı yazılı hale getirilir. Amaç, bizden başka bir ekibin de sistemi sürdürebilmesidir. Teklif değerlendirirken bu maddeyi her tedarikçiye sormanızı öneririz: devir süreci, teslim edilecek belgeler ve devir süresi sözleşmede tanımlı değilse, bakım sözleşmesi zamanla gizli bir bağımlılık sözleşmesine dönüşür.

Birlikte başlayalım

Teslim sonrasını tahminle değil, yazılı bir çerçeveyle kuralım

Mevcut sisteminiz ister bizim geliştirdiğimiz olsun, ister başka bir ekipten devraldığınız; kısa bir değerlendirmeyle hangi modelin size uygun olduğunu, kapsamın neyi içerip neyi dışarıda bırakacağını ve hangi kalemlerin ayrıca fiyatlanacağını yazılı olarak paylaşırız. Gerekmeyen bir kapsamı önermeyiz; ihtiyacınız yalnızca yılda birkaç küçük talepse bunu da açıkça söyleriz.

Ara Ücretsiz keşif görüşmesi