Çoğu firmada pazarlama iletişimi tek bir biçimde yapılır: bir liste hazırlanır, herkese aynı mesaj gönderilir, sonuç birkaç gün konuşulur ve bir sonraki duyuruya kadar unutulur. Bu yöntem gönderim başına iş çıkarır ve tekrarlandıkça yorar; asıl sorunu ise şudur: mesaj müşterinin değil, firmanın takvimine göre gider. Sepetini yarıda bırakan kişi o an değil, iki hafta sonraki toplu gönderimde temas alır. İlk siparişini veren müşteri hiçbir şey duymaz. Altı aydır alışveriş yapmayan biriyle dün alan biri aynı metni okur. Zamanlaması yanlış olan mesaj, içeriği doğru olsa bile çoğu zaman rahatsızlık üretir ve listeden çıkışları artırır.
Hazır e-posta araçları bu işi bir yere kadar çözer. Şablon hazırlamak ve liste göndermek kolaydır; ama akış müşterinin gerçek davranışına bağlanacaksa iş veriye dayanır. Aracın sepet terkini bilmesi için e-ticaret sitesinden olay alması, sipariş durumunu bilmesi için ERP veya sipariş sisteminden veri okuması, bayi üzerinden satan bir üreticide ise servis ve garanti kaydına bakması gerekir. Veri gelmediğinde geriye yine elle hazırlanmış listeler kalır ve araç pahalı bir gönderim kutusuna dönüşür. Bu yüzden pazarlama otomasyonu kurarken ilk baktığımız yer mesajın kendisi değil, hangi olayın hangi sistemden alınabildiğidir. Kurulumun ilk gününde konuşulması gereken şey hangi şablonun kullanılacağı değil, sepet olayının siteden hangi biçimde ve ne kadar gecikmeyle çıkacağıdır.
Pazarlama otomasyonu platformu (MAP), mesajı bir olaya bağlar. Akış bir tetikleyiciyle başlar: sepet yarıda kaldı, ilk sipariş teslim edildi, katalog sayfası üçüncü kez görüntülendi, altmış gündür alışveriş yok. Ardından koşullar, beklemeler ve kanal seçimleriyle ilerler. Aynı akış içinde e-posta açılmadıysa SMS'e düşülebilir, müşteri arada satın aldıysa akış durdurulabilir. İlgi gösterenler puanlanır: hangi davranışın kaç puan getireceği birlikte belirlenir ve belirli bir eşiği aşan kişi otomatik olarak CRM'e, yani bir satış temsilcisine devredilir. A/B testiyle iki farklı başlık, kanal veya zamanlama karşılaştırılır; karar tahminle değil ölçümle verilir. Akışın her adımı kayıt altındadır; bir müşterinin o mesajı neden aldığı sonradan tek tek gösterilebilir. Kanal maliyeti de akışın parçasıdır: ücretsiz kanal önce denenir, ücretli kanal yalnızca gerektiğinde devreye girer.
Sınırları da baştan yazalım. Ticari elektronik ileti göndermek Türkiye'de izne tabidir ve alıcı onaylarının İleti Yönetim Sistemi'ne (İYS) yüklenmesi gerekir; kurduğumuz sistem bu kaydı ve çıkış taleplerini yürütür, ancak hukuki sorumluluk ve değerlendirme gönderici firmaya ve danışmanına aittir. WhatsApp tarafında serbest bir toplu gönderim yoktur: müşteri size yazmadıysa yalnızca önceden onaylanmış şablon mesajlar gönderilebilir ve bu gönderimler ücretlidir. E-posta tarafında yeni bir gönderim alan adı kullanılacaksa hacim kademeli artırılır, aksi halde mesajlar spam klasörüne düşer. Son olarak: otomasyon kötü bir teklifi iyi yapmaz, zayıf bir ürün sayfasını kurtarmaz ve dönüşüm oranınız için bir sayı vaat etmiyoruz. Verdiğimiz söz, doğru anda ve izinli biçimde temas kurulmasıdır.