Bir fabrikada veri girişinin görünmeyen kısmı, satın alma ve muhasebe masasında birikir. Tedarikçiden gelen fatura PDF olarak e-postaya düşer, irsaliye kâğıt olarak kapıdan girer, ürün spesifikasyonu müşterinin kendi formatında gelir, gümrük ve akreditif evrakı ayrı bir klasörde durur. Bu belgelerin içindeki tarih, tutar, KDV, miktar, birim, parti numarası ve tarife pozisyonu gibi alanlar bir kişi tarafından okunup sisteme elle yazılır. İş çoğu gün yürür; sıkışık haftalarda ve izin dönemlerinde ise kayıt gecikir, gecikince stok ve maliyet olduğundan farklı görünür.
Bu işi otomatikleştirmenin yolu, çoğu zaman sanıldığı gibi yalnızca tarayıcıdan geçirip metne çevirmek değildir. Metne çevirmek ilk adımdır; asıl mesele o metnin içinden hangi sayının hangi alan olduğunu doğru seçebilmektir. Her tedarikçinin fatura düzeni farklıdır, aynı tedarikçi zaman içinde şablonunu değiştirir, kalem satırları sayfaya taşar, iskonto ve navlun bazen kalem içinde bazen ayrı satırda gelir. Sabit koordinata bakan bir kurgu ilk şablon değişikliğinde sessizce yanlış veri üretmeye başlar; tehlikeli olan da budur, çünkü hata görünmez.
Kurduğumuz katman bu yüzden üç şeyi birlikte yapar: belgeyi düzeniyle birlikte çözümler, çıkardığı alanları sizin kendi kayıtlarınıza karşı doğrular ve emin olamadığı alanı bir insana onaylatır. Doğrulama, işin güvenliğini taşıyan yerdir; kalem toplamı ile genel toplamın tutması, KDV'nin orana uyması, tedarikçinin ve ürünün sizdeki karta eşleşmesi, miktarın sipariş ve irsaliye ile örtüşmesi makine tarafından kontrol edilir. Bu kontrollerden geçen kayıt ERP'ye açılır; geçmeyen kayıt onay kuyruğuna düşer ve neyin neden şüpheli bulunduğu ekranda gerekçesiyle görünür.
Bu sayfada anlatılan iş, muhasebe yorumunun yerine geçmez. Yazılım belgedeki veriyi doğru taşır ve nereden aldığını kanıtıyla saklar; hangi kaydın hangi hesaba yazılacağı, bir giderin kabul edilip edilmeyeceği ve beyanın içeriği mali müşavirinizin ve muhasebe sorumlunuzun kararıdır. Aynı şekilde okuma doğruluğu hiçbir kurulumda kendiliğinden kusursuz değildir; bizim taahhüdümüz hatasızlık değil, hatanın görünür ve yakalanabilir olmasıdır. Bu yüzden eşik altındaki her alan insana düşer ve her kaydın hangi belgenin hangi sayfasından geldiği geriye doğru izlenebilir kalır.