Çoğu fabrikada sevkiyat, üretimin bittiği yerde başlayan ama hiçbir sistemde tam karşılığı olmayan bir iştir. Sipariş hazır olduğunda birisi telefona sarılır, tanıdık nakliyecileri arar, fiyat sorar, aracı ayarlar. Hangi işin kime kaça verildiği bir Excel dosyasında, bazen yalnızca o kişinin defterinde durur. Araç geldiğinde irsaliye elle yazılır, mal yüklenir ve o andan sonra sevkiyat görünmez olur; müşteri arayıp sorduğunda cevap yine telefonla, şoför aranarak bulunur. Yıl sonunda nakliyeye ne kadar ödendiği sorusunun cevabı muhasebedeki fatura toplamıdır. Hangi müşteriye, hangi güzergâha ve hangi üründe ne kadar taşıma maliyeti bindiğini kimse ayrıştıramaz. Oysa taşıma, çoğu üründe birim maliyetin gözle görülür bir kalemidir ve fiyat verilirken tahminle geçiştirilir.
Bu alanda iki ayrı iş çoğu zaman aynı adla anılır ve karıştırılır. Nakliye yönetimi, yani TMS (Transportation Management System, taşıma yönetim sistemi), taşımanın kendisini yönetir: hangi siparişler aynı araca konsolide edilecek, hangi taşıyıcıya hangi navlunla verilecek, araç ne zaman yüklenecek, mal hangi gün teslim edilecek. Filo yönetimi ise kendi araçlarınızı işletmekle ilgilenir: yakıt tüketimi, bakım ve lastik, muayene ve sigorta tarihleri, sürücü belgeleri ve araç başına maliyet. Kendi aracı olmayan bir firmanın filo yönetimine ihtiyacı yoktur ama TMS'e vardır; kendi filosuyla dağıtım yapan bir firmanın ise ikisine birden ihtiyacı olur. Biz bu iki tarafı tek sistemde kurgular, ancak ayrı ayrı devreye alınabilecek biçimde ayırırız.
Kurduğumuz katman mevcut ERP'nizin yerine geçmez; onun bittiği yerde başlar. Sipariş, stok ve fatura kaydı Logo, Mikro, Netsis veya kullandığınız hangi sistemdeyse orada kalır. TMS katmanı bu siparişleri okur, sevkiyat emrine dönüştürür, araç ve güzergâh planını çıkarır, taşıyıcıya iş atar ve teslimat sonucunu kaynağına geri yazar. Şoför tarafında ise mobil bir ekran vardır: yükleme, teslim, imza, fotoğraf ve teslim edilemedi nedeni oradan girilir. Bu kayıt teslim kanıtı, yani POD (Proof of Delivery) olarak sisteme düşer. Böylece malın teslim edilip edilmediği telefonla değil ekrandan cevaplanır ve tartışmalı teslimatlarda elinizde tarihli, imzalı, fotoğraflı bir kayıt bulunur. Depo içindeki toplama ve paketleme işi bunun dışındadır; TMS kapının dışını yönetir.
Beklentiyi baştan doğru yere koymak gerekir. Rota optimizasyonu bu alanın en çok abartılan başlığıdır: sistem matematiksel olarak iyi bir sıralama üretebilir, ama trafiği, kapıda bekleyen aracı, müşterinin kabul saatlerini ve şoförün sahayı tanımasını tam olarak modelleyemez. Bu yüzden optimizasyonu emir değil öneri olarak kurar; planlayıcının plana müdahale etmesini ve müdahale nedenini kaydetmesini isteriz. İkinci gerçek adres verisidir. Türkiye'de müşteri adreslerinin önemli bir kısmı serbest metin olarak tutulur ve haritada doğru noktaya oturmaz; adres temizliği çoğu projede işin görünmeyen ama en uzun süren kısmıdır. Üçüncüsü sürücü tarafındaki kabuldür: mobil ekranı kullanmayan bir şoför, kurulan sistemi tek başına işlevsiz bırakır.